Hoşgeldiniz Ziyaretçi ( Üye Girişi | Üye Olmak İçin Tıklayın )
![]() ![]() |
2/12/2004, 13:59
İleti
#1
|
|
![]() TR-ancer ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 15/08/2003 Üye no : 204 |
Foruma uzun zamandır bu konu ile ilgili yazmayı planlıyordum. İzolasyon konusunda yumurta kutusu kullanmak gibi “hurafe” önerileri gördükten sonra bu işe hız verdim.
Bu topic altında: 1. Ses ile ilgili genel bilgiler 2. Yalıtım ile ilgili bilgiler 3. Prodüksyon/performans odasının ses kalitesini yükseltme yöntemleri konularını toplamaya çalışcağım. Bu konular ile ilgili linkler ve tecrübelerinizi paylaşırsanız sevinirim. Eğer boş bir odada el çırparsanız patlak ve yankılı bir ses duyarsınız. Bunun birkaç sebebi vardır: Birincisi duvardan yansıyan ses dalgası (aslında tüm dalgalar), 180 derece ters döner. Yani orijinal dalganın tepe noktası, dip noktası olarak yansır ve gelen dalgayla üst üste binip orijinal dalganın bazı bölümlerini söndürür, bazı bölümlerini yükseltir. Bu etki sonucunda bazı frekanslar sönümlenirken, bazıları da güçlenir. Bu üretilen ses ne olursa olsun istenmeyen bir durumdur ve önüne geçmek gerekir. İkincisi, elinizi çırptığınız zaman çıkan ses bütün duvarlardan yankılanır ve kulağınıza çeşitli duvarlardan değişik zaman aralıklarıyla yansımış (yani çeşitli gecikmelerle gelen) orijinal ses gelir. Bu etkiye "reverb" denir. Özellikle odanın şekli küp veya dikdörtgen prizma gibi birbirine dik duran duvarlardan oluşuyor ise bu etki daha da güçlüdür (çünkü defalarca yansır, tıpkı birbirine bakan 2 aynadaki görüntü gibi) ve bunu da engellemek gerekir. Bunun için “difüzyon” ile gelen dalgaları farklı yönlere dağıtmak gerekir. Üçüncüsü ise izolasyon ile yüksek frekanslı sesleri kesmek veya emmek daha kolay iken düşük frekanslı yani bas sesleri kesmek daha zordur. Baslar yankılana yankılana odanın kenarlarında ve köşelerinde birikir ve istenmeyen seslere,titeşimlere, uğultulara neden olur. Üstelik dinlenilen müziğin basını gereksiz derecede yükseltir. Bu yüzden basstrap denilen aparatları yerleştirmek gerekebilir. Devamını daha sonra göndereceğim... Bu ileti schavelle tarafından 2/12/2004, 16:12 yeniden düzenlenmiştir. |
2/12/2004, 14:14
İleti
#2
|
|
![]() -ASKER- ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 28/07/2003 Üye no : 10 |
Konuya ek olarak bende elimde bulunan bu yazıyı sizinle paylaşıyorum..
Ayrıcana böyle güzel ve önemli bir konuyu açtığın için teşekkürler schavelle.. SES YALITIMI KONUSUNDA BİR KAÇ AÇIKLAMA "Ses yalıtımı, daha doğru bir deyimle, ses geçiş kaybının arttırılması, gürültü denetiminin bir bölümüdür. Gürültü denetimi, gereksiz gürültülerin yok edilmesi, gürültünün kaynağında azaltılması, kaynağına hapsedilmesi, yayılmasının önlenmesi, bir bölüme girmesinin önlenmesi gibi, gürültü kaynağından kulağa uzanan yolun, belli bir plana göre adım adım incelenmesi ve alınacak önlemlerin bu göre saptanması anlamına gelir. Ses yalıtımı ise, sesin bir bölmeyi geçmesi ile ilgili olup, gürültü denetiminde başvurulması her zaman zorunlu olmayan bir adımdır. Bu nedenle, gürültü ile ilgili herhangi bir konuda, önce gürültü denetim planına göre bir inceleme, problemin teknik, pratik ve ekonomik yönden daha az külfetle çözüme kavuşturulmasını sağlayabilir. Bu yazının konusu ise, yalnızca ses yalıtımı olup, unutulmaması gereken bir kaç önemli noktayı anımsatmak ve kimi terim ve kavramlara açıklık getirmektir." SES YALITIMI KAVRAMI Yalıtım (tecrit, izolasyon), genelde, çevresinden ayırmak, çevresi ile ilişkisini kesmek ve biraz daha dar anlamda, dış ortamla enerji alışverişini önlemek gibi, kesin sonuç belirten anlamlara gelmektedir. Bu güne kadarki gözlemlerimize göre, ses yalıtımı da, çoğu kez ve özellikle bu tür bir yalıtım yapılmasını isteyenlerin çoğunluğunca böyle kesin sonuç alınabilecek bir işlem gibi düşünülmektedir. Oysa, ses enerjisinin bir duvardan, bir döşemeden, bir pencereden yani herhangi bir bölmeden geçişi, belli oranlarda azaltılabilir fakat pratikte, kesin bir biçimde önlenemez. Yani konu aslında ses yalıtımı değil, geçen sesin azaltılmasıdır. Deyim kolaylığı bakımından ses yalıtımı dense bile, bunun ne anlama geldiğinin unutulmaması, görüşmelerin buna göre yapılması ve beklentilerde bu gerçeğin unutulmaması doğru olur. Aslında, yabancı dillerde olduğu gibi, tanımlarına uygun olarak (ses) geçiş kaybı (transmission loss / affaiblissement de transmission) ve gürültü azaltımı (noise reduction / réduction du bruit) terimlerinin kullanılması daha uygun olur. Bu konuda önemli bir nokta da şudur: Ses (ya da gürültü) geçişinin, oradaki gereksinime göre belirlenmiş bir oranda azaltılması gerekir. Bu oranın altında ya da üstünde bir azaltma gereksiz yere yapılmış ve pek bir işe yaramayacak olan bir harcama demektir. Bu boşuna harcama çoğu kez pek te önemsenmeyecek bir büyüklükte olmaz. Bu nedenle de ne yapılacağına titiz bir etüd ve ciddi hesaplar sonucu karar verilmelidir. YUTMA ÇARPANI Havada yayılan ses enerjisi (ses titreşimleri) bir yüzeye geldiğinde, genellikle üç olay birlikte olur: Bu enerjinin bir bölümü yansır, bir bölümü soğurulur yani başka tür bir enerjiye dönüşür, bir bölümü de bu yüzeyi geçerek yayılmasını sürdürür. Yutma çarpanları soğurulan ve geçen enerjinin toplamını, yani yansımayan enerji oranını verir. Yani, yutma çarpanı, (Schallcluckgrad / coefficient d'absorption) ses enerjisinin başka bir enerji türüne örneğin ısı enerjisine dönüşerek ses enerjisi türünden yok olduğu oran değildir. Ses enerjisinin, başka bir tür enerjiye dönüşüm oranına eğer soğurma çarpanı dersek, yutma çarpanı, çok özel durumlarda bu çarpana eşit, fakat hemen her durumda soğurma çarpanından daha büyüktür. Yukarıdaki açıklama, yutma çarpanlarının ölçülme yöntemleri düşünülürse daha iyi anlaşılır. Gerek boru içinde duran dalgalar yöntemi, gerekse yansışım (reverberasyon) süresi bilinen yansışmalı (reverberan) bir iç mekana, yüzölçümü belli bir gereç koyarak yansışım süresindeki değişime göre yutma çarpanını hesaplama yöntemi, yansıyan ses erkesi oranını kullanmaktadır. Yani, yutma çarpanı, yansımayan ses olarak tanımlanmaktadır. Bu konuda Friedrich Bruckmayer'in "Schalltechnik im Hochbau" kitabında ve A.C. RAES'in "Acoustique Architecturale" kitabında dolaysız ve açık anlatımlar bulunmaktadır. Pratiğe dönük örnek vermekte de yarar olabilir. Örneğin açık pencerenin yutma çarpanı 1 dir. Yani bu yüzeye gelen ses enerjisi bütünü ile yutulur. Oysa bu durumda bir soğurma olayı yoktur. Daha ufak açıklıklarda da frekansa bağlı değişik yutma çarpanları verilmiştir. Bu ufak açıklıklarda kimi frekansların yansıması ve daha belirgin bir kırınma (diffraction) olayı söz konusudur. Fakat ses enerjisi başka tür bir enerjiye dönüşmemektedir. SESİN YUTULMASI VE YALITIMI Genelde yutma çarpanları, soğurma çarpanları gibi düşünülmekte ve ses yalıtımında gereçlerin yutma çarpanlarından medet umulmaktadır. Aşağıda sesin soğurulması ve geçmesi olaylarına açıklık getirilmeye çalışılacaktır. Ses enerjisinin soğurulması, başka tür bir enerjiye dönüşmesi anlamına gelir. Bu enerji türü genellikle ısı enerjisidir. Bu enerji türü değişimi, ses enerjisinin havada yayılması ile hava moleküllerinin kazanmış olduğu artı devingenliğin, bu moleküllerin, gözenekli gereçlerin gözenek cidarlarına sürtünmesi sonucu azalması ile, yani kısacası sürtünme ile, ya da havada oluşan akustik basıncın (hava basıncında ses frekansına bağlı eksi-artı, devirsel değişimlerin) esneyebilen bir bölmenin bir yanında oluşturduğu devirsel basınç değişimlerinden ötürü bu bölmenin şekil ya da konum değiştirmesi ile, yani bu enerjinin bu “iş” için harcanması ile olur. Burada dikkatlerin çekilmek istendiği nokta soğurulma oranlarıdır. Bunlar aritmetik oranlardır. Oysa algılanan ses düzeyi logaritmasal bir büyüklüktür. Sessel yeğinlik, santimetre kareye gelen güç (µW/cm2) olarak verilir. Algılanan ses (akustik basınç) ise bunun ondalık logaritması ile ilgilidir. Yani, örneğin ses enerjisinin yarı yarıya azalması (% 50 oranında yutulmuş olması), ses basınç düzeyinde ancak 3 dB lik bir düşme sağlar. Bu da ancak algılanabilen çok ufak bir değişikliktir. Ses enerjisinin % 90 oranında azalması yani 10 kat azalması ses basınç düzeyinde 10 dB, bu enerjinin % 99 oranında azalması yani 100 kat azalması 20 dB lik bir düşme sağlar. Oysa bir ses yalıtımı gereksinimi ortaya çıktığında çoğu kez 40~50 dB düzeyinde bir azaltma söz konusu olmaktadır. Demek ki, kullanılabilir kalınlıktaki bir gerecin, yutma çarpanı 0.99 olsa bile, bu gereç ses yalıtımı için kullanılamayacaktır. Akla şöyle bir soru gelebilir: Acaba sesin, örneğin cam yünü, taş yünü, keçe vb. gözenekli gereçler kullanılarak geçmesi azaltılamaz mı? Bu sorunun yanıtı yukarıdaki açıklamadan çıkarılabilir; Bu yolla geçen seste belli bir azalma elde etmek isteniyorsa, bu gözenekli gereçleri en az 50~60 cm kalınlıkta kullanmak gerekir. Bu ise ne yapımsal, ne de ekonomik açıdan akılcı bir çözüm olmaz ve kolayca da uygulanamaz. YUTMA ÇARPANLARININ KULLANIM ALANI Esas amaç ses basınç düzeyinin gerekli oranlarda düşürülmesi olduğuna göre, yutma çarpanlarından, bu çarpanların, tek bir süreç içinde, peşi peşine bir çok kez kullanılması durumunda yararlanılabileceği anlaşılmaktadır. Bu da yalnızca iç mekan akustiğinde söz konusudur. Bir iç mekanda, karşılıklı yüzeyler arasında ses bir çok kez yansıyacak ve her yansımada belli bir oranda yutulacaktır. Bir iç mekanın iç yüzeyleri arasında peşi peşine yansıyan seste her defasında, eğer yukarıda verilen örnekteki gibi % 50 bir enerji azalması olursa, ve havada sesin yayılma hızının yaklaşık 340 m/s olduğu düşünülürse, yansışmış ses düzeyinin, ortalama bir yansışım süresi içinde büyük oranda düşeceği anlaşılır. Bu, sesin bir yüzeyde yutulması olayının peşi peşine pek çok defa olması, yani yansıma çarpanının tek bir süreç içinde pek çok defa kullanılması sonucudur. Örneğin, 8x20x35 m kenarları olan dikdörtgenler prizması biçiminde bir iç mekanda, ortalama serbest yol (yani peşi peşine iki yansıma arasında sesin geçtiği yolların ortalaması) 9.8 metredir. Böyle bir iç mekanın kullanış amacına göre hesaplanan optimal yansışım süresinin 1.5 saniye olacağı düşünülebilir. Ses bu süre içinde 340x1.5/9.8= 52 kez yansıyacaktır. Algılanabilen yansışım olayının yansışım süresinin ilk 1/3 bölümünde olduğu düşünülürse, bu 0.5 saniyelik süre içinde bile ses 17 kez yansıyacaktır. Her yansımada 0.5 oranında yutulan ses enerjisi, 17 yansıma sonunda (0.5)17= 0.0000076 oranında azalacak yani bu süre içinde ses enerjisinin % 99.99924 ü yutulmuş olacaktır. Bu örnekte 5600 m3 hacmi olan, yani oldukça büyük bir iç mekan düşünülmüştür. Daha ufak iç mekanlarda ortalama serbest yol daha kısa olacak, optimal yansışım süresi içinde yansıma sayısı daha fazla olacak ve yutma çarpanının etkisi çok daha yüksek olacaktır. Sesin bir bölmeyi geçmesinde ise, bu çarpan bir kez kullanılmakta, yani yutulmayan ses erkesi yukarıdaki örnekte olduğu gibi yaklaşık milyon kez azalmamakta, yalnızca yarıya inmekte bu da ses yalıtımı bakımından bir anlam taşımamaktadır. Sonuç olarak şu söylenebilir: Sesin bir bölmeyi geçmesi, sesin soğurulması yolu ile değil, sesin belli oranlarda durdurulması yolu ile yani Berger-kütle yasasının uygulanması ve ona özgü hesaplara göre önlem alınması ile istenen ölçüde azaltılabilir. Yutma çarpanları, iç mekan akustiğinde, yansışım süresi hesaplarında ve iç mekan gürültü denetiminde kullanılır. Ses yalıtımında değil. Ses yalıtımı formülleri, ses geçiş kaybını dB cinsinden yani logaritmasal büyüklük olarak verir. Oran ya da çarpan olarak değil. Gereçlerin, akustik açıdan iki türlü özelliği vardır: Yutma çarpanı ve ses geçiş kaybı. Bu iki özelliğin kullanılış yerlerini karıştırmamak gerekir. SES YALITIMINDA SESİN YUTULMASINDAN DOLAYLI YARARLANMA A ve B gibi bitişik iki iç mekan düşünüldüğünde A ile B arasındaki bölmeden geçen sesin azaltılması yukarıda açıklandığı gibi olur. Ancak, bir iç mekanda ses kaynağından çıkan sesin oluşturduğu ses basınç düzeyi, bu iç mekanın yüzeylerinde sesin peşi peşine yansıması ile yükselir. Dolayısı ile A ile B arasındaki bölmeye gelen ses enerjisi de yansışım olayı ile artmış olan enerjidir. Ses kaynağının bulunduğu iç mekanda, örneğin A da, iç yüzeyler yutma çarpanı yüksek gereçlerle kaplanırsa, yansışım nedeni ile olan bu yükseliş azalır ve ara bölmeye gelen ses enerjisi de azalır. Doğaldır ki bu azalış dB cinsinden pek önemli değildir ve hesaplanması gerekir. Aynı biçimde sesin geçtiği iç mekanda da, örneğin B de, ara bölme ses kaynağını oluşturur. Burada da ses düzeyi yansışımla yükselir. İç mekanın ortalama yutuculuğu yükseltilerek, yani yansışım süresi kısaltılarak ses basınç düzeyi düşürülebilir. Ancak, yinelemek gerekir ki, bu yolla elde edilecek kazanç pek önemli değildir ve ancak, sesin geçtiği ara bölmede gerekli ses yalıtımına çok yaklaşılmış ta daha fazlası elde edilemiyorsa, bu yolla, işe yarar bir kazancın elde edilip eldilemeyeceği hesaplanabilir. AKUSTİK MALZEME Bu başlık altında “akustik tavan” “ses yutucu malzeme” ve benzeri deyimlerin anlamları üzerinde durulacaktır. Genelde ışığın yansıması olayı ile sesin yansıması olayı birbirine benzetilmekte ve sesin yansımasında, görsel algılama ile ilgili olması nedeni ile, daha kolay algılanan ışığın yansıması örnek alınmakta yansımayan bölümün de yutulmuş olacağı düşünülerek “ses yutucu malzeme” gibi bir kavram oluşturulmaktadır. Işığın dalga boyu 380-780 nanometre arasındadır. Yani tayfsal genişliği yaklaşık bir oktavdır. İnsan kulağını etkileyen sesin dalga boyu ise yaklaşık 2 santimetre ile 20 metre arasında değişmekte yani tayfsal genişliği 10 oktavı bulmaktadır. Bir başka deyişle, en yüksek frekanslı ışık ışınımının (mor renkli) frekansı en alçak frekanslının (kırmızı renkli) iki katı iken, en ince sesin frekansı en kalın sesin frekansının 1000 katını aşmaktadır (16~18000 Hz). Çok özel durumlar sözkonusu olmadıkça yüzeylerin ışığı yansıtma çarpanları dolayısı ile yutma çarpanları fazla değişmez. Yani bir yüzey koyu renkli ise günışığı altında da, normal lamba ışıkları altında da koyu renkli, açık renkli ise açık renklidir. Oysa ince sesler ile kalın sesler arasındaki çok büyük frekans farkı, bunların, kimi fizik özelliklerini büyük oranda değiştirir. Özellikle değişik gereçlerin (malzemelerin) yutma çarpanlarında frekansa göre büyük farklılıklar görülür. Bu farklılıklar sesin yutulma süreçleri düşünüldüğünde kolayca anlaşılır. Burada kuramsal açıklamalar yerine tanınmış bir kaç firmanın asma tavan gereçlerinin ve normal mimari kullanımda yer alan kimi gereçlerin yutma çarpanlarının frekansa göre nasıl değiştiğini gösteren örnekler daha uyarıcı olacaktır. Özetlemek gerekirse, “akustik tavan”, “ses yutucu malzeme” gibi toptan niteleyici kavramların gerek iç mekan akustiğinde, gerek iç mekanda oluşan gürültülerin denetiminde bilimsel bakımdan pek bir anlamı yoktur. Bu gibi gereçler 125 Hz'den 4000 Hz'e altı frekanstaki yutma çarpanları ile nitelenmeli ve kullanılış alanları ona göre belirlenmelidir. Yani, önce azaltılacak gürültünün spektral analizi yapılmalı, hangi frekansların daha fazla yutulması gerektiği anlaşılmalı ve kullanılacak gereç buna göre seçilmelidir. Kaldı ki akustik tavan ya da ses yutucu malzeme diye adlandırılan gereçlerin pek büyük bir çoğunluğu, yalnızca yüksek frekanslarda etkilidir. Yutma çarpanları bu frekanslarda yüksektir. Yani yalnızca ince sesleri yutarlar. Oysa yüksek frekanslı sesler zaten çok büyük oranda havada yutulur. Sesin, frekansa göre havada yutulma oranları 1/m cinsinden şöyledir. 125 250 500 1000 2000 4000 Hz 0.00 0.00 0.00 0.03 0.07 0.21 [1/m] Normal giysili, çocuk, büyük, ayakta ya da oturmuş insanların da yutma çarpanları, yüksek frekanslarda, alçak frekanslardakilerin yaklaşık iki katıdır. Halı, perde, vb. şeylerin yutma çarpanlarının da, yüksek frekanslarda, alçak frekanslara göre çok daha yüksek olduğu düşünülürse, iç mekanda oluşan gürültülerin denetiminde ve iç mekan akustiğinde esas problemin, alçak frekansların yutulması olduğu anlaşılır. Bu problem de, özellikle, ince lambriler, kenarlarından tutturulmuş cam ya da metal levhalar, ince asma tavan kaplamaları, yani titreşebilen levha türünden gereçlerle çözülebilir. SES YALITIMINDA FREKANS Yukarıda değinildiği gibi, ses yalıtımında, ses geçiş kaybını veren formüller kullanılır. Titiz bir hesapta, ses geçiş kaybını frekansa göre veren formüllerin kullanılması gerekir. Bu formüllere bakıldığında, ses geçiş kaybının, sesin geçtiği bölmenin birim yüzey ağırlığının (kg/m2) ondalık logaritması yanısıra yükselen frekansla da arttığı görülür. Burada da yine asıl önemli olan alçak frekanslardaki ses geçiş kayıplarıdır. SONUÇ Başta da değinildiği gibi, bu yazıda, açıklanmasının belli bir öncelik taşıdığı düşünülen bir kaç konu ele alındı. Aslında, akustik önlemler, çok kapsamlı bir bütün oluşturur. Her özel konuya bu bütünlük içinde yaklaşmak gerekir. Bu nedenle akustikte başarı kolay değildir. Öte yandan, akustik önlemler, genelde önemli harcamalar gerektirir. Başarı ile sonuçlanmayan uygulamalara harcanan para genelde ikinci bir kez harcanamaz ve sonuç sineye çekilir. Bunun pek çok örneği görülmüştür. Başarısız, yani isteneni vermeyen bir sonuç, bu açıkca dile getirilmese bile, uzun vadede, kullanılan malzemenin üretici ya da pazarlayıcılarına da zarar verir. Yukarıdaki açıklamalar, bu konuda, hiç olmazsa büyük yanlışların önlenmesini amaçlamaktadır. Kaynak: Prof. Şazi SİREL |
2/12/2004, 14:59
İleti
#3
|
|
![]() TR-ancer ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 15/08/2003 Üye no : 204 |
Şimdi izolasyon konusuna gelelim. Öncelikle kullandığımız odayı ucuz yollu izole etmenin ve evdekileri rahatsız edemeden müziğin sesini açabilmenin ucuz hiçbir yolu olmadığını söyleyerek başlayayım. Yaklaşık 12m2’lik bir odayı 3-4 bin YTL’den aşağıya izole edemezsiniz.
Öncelikle izolasyon için gerekli olan şart hava boşlukları yaratmaktır. Yani kullanacağımız izolasyon malzemesi köpüklü bir yapıda olup içinde çeşitli katmanlar ve hava boşlukları içermeli, ondan sonra da bu yapılardan en az 5cmlik (tercihen 7.5cm) hava boşluğu bırakacak bir odacık yapıp ardından 2. kat izolasyon malzemesi kullanılmalıdır. Yani oda içinde oda inşa etmek gerekecektir. Bu da odanın boyutlarında ciddi oranda azalma ve ısı izolasyonu yüzünden havalandırma problemi yaşanmasına sebep olacaktır. Bunun yanında kapı ve pencereler de izole edilmelidir. Pencere en az çift cam olmalı, kapı ise bezner şekilde hiç hava kaçırmayacak şekilde izole edilmelidir. Çeşitli firmalar izolasyon malzemesi satmaktadırlar. Bu malzemeler hem her frekans için test edilmiştir, hem de yangına-ısıya karşı dirençlidir. Tabi fiyatları da çok güzeldir. (Yaklaşık 60x120cm’lik bir plaka için 200-300YTL). Şimdi diyeceksiniz ki ben anneannemden bol bol eski battaniye alsam, praktikerdeki 5-10 milyonluk (ısı) izolasyon malzemelerinden alsam olmaz mı? Cevabım basit. Zaten başka seçeneğimiz yok Ucuz yollu izolasyon için ahşap bir çerçeve içinde cam yünü tavsiye edebilirim. Tabi bunu yapabilmek için iyi bir usta bulmalısınız. Ahşap çerçeve oluşturulurken çivi yerine vida kullanılmalıdır. Bu çerçeve oda duvarlarından yaklaşk 10 cm içeride olmalıdır (tavan dahil). Oda duvarlarına ise boşluk bırakmayacak şekilde köpük veya eski battaniye ile kapatmalısınız. Tabi bu baslar karşısında çok başarılı bir tasarım olmadığından baslar için başka bir yöntem uygulamak gerekecektir... Bu ileti schavelle tarafından 2/12/2004, 15:21 yeniden düzenlenmiştir. |
2/12/2004, 15:19
İleti
#4
|
|
![]() TR-ancer ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 15/08/2003 Üye no : 204 |
Şimdi sıra ses kaynağını izole etmek ve baslar ile mücadele.
Ses kaynağı (kolonlar) ile ilgili akla gelecek ilk önlem, kabinlerin yer (veya taban yüzeyi) ile arasındaki temas yüzeyini minimuma indirmektir. Kabin içindeki enerji, kolonlar yere ne kadar temas eder ise o kadar kolay taban yolu ile dışarıya çıkar. Oysa kabin tasarımındaki amaç, içindeki hava boşluğu olduğu zannedilen oysa mühendislik ürünü olan dalga yolu (waveguide) içinden geçip dışarıya çıkmalıdır. Yoksa ses cevabı bozulur. En iyi kolondan bile pörtlemiş ses elde edebilirsiniz. Bunun için kolonların çoğunun kutusundan çıkan ince ayakları kullanabilirsiniz. Profesyonel kolon askıları veya ayaklarından alabilirsiniz. Bu ayak ve askılar, kabinlerinizi yere en az temas edecek şekilde tutacaktır. En kötü ihtimalle kabinlerinizi dikey duracak 2 ahşap (veya mermer) ayak üzerine yerleştirin. Bu kolon sesinde iyileştirmeyi de beraberinde getirecektir. Basslar ile mücadelede atılacak ilk adım odadaki kenar ve köşeleri yok etmek olacaktır. Dolap, koltuk, yatak, minder ne bulursanız kenar ve köşeleri kapatın. Köşelerdeki yankılar minimuma inmeli. Yerlere kalın halılar, pencerelerin önüne en kalınından ağır perdeler (mümkün ise çift kat). Mücadele edilmesi en zor duvarlar tavandakilerdir. Burada da elinizden geliyor ise kalın battaniye veya kumaş/perde ile yer yer tavana tutturup, geri kalan bölümlerinin bombeli bir şekilde aşağıya doğru sarkacak şekilde izole etmektir. Buradaki amaç yansımaları minimize etmek olmalıdır. Bu ileti schavelle tarafından 2/12/2004, 15:26 yeniden düzenlenmiştir. |
2/12/2004, 15:42
İleti
#5
|
|
![]() TR-ancer ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 15/08/2003 Üye no : 204 |
Basstrap:
Düşük frekansdaki ses dalgalarının gücünü azaltmak için önüne geçmek yetersiz kalacağından, o frekanslarda titreşen meteryalden oluşan bir yapı ile ses enerjisinin bir bölümünü kinetik enerjiye dönüştürmektir. Burada amaç bas sesleri izole etmekten daha çok odadaki bas seslerin gücünün bir kısmını emmektir. Yani izolasyon malzemesinden daha çok odanın ses cevabında iyileştirme yapacak bir stüdyo malzemesi olarak bakılmalıdır. Bastrap malzemesi kontrplak olup, en düşük frakansları (80-160Hz) emebilmek için 1/4 inch kalınlıkta, orta–yüksek basları (150-300Hz) emmek için 1/8 inch kalınlıkta olmalıdır. Referans: Hazır basstrap planları için: Malzeme listesi için: |
2/12/2004, 15:49
İleti
#6
|
|
![]() TR-ancer ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 15/08/2003 Üye no : 204 |
Difüzyon
Eğer ses dalgaları renkli ve göz ile görülebilecek bir şey olsaydı, odanın içinde nasıl yansıdığını görmek sesin nasıl dağıldığını simüle etmek açısından çok etkili bir anlatım olabilirdi. Ama şöyle gözümüzde canlandırabiliriz: Birbiri ardına dizilen ses dalgaları, duvardan tıpkı deniz dalgaları gibi paralel şekilde (arka arkaya) yansır. Bu da daha önce bahsettiğimiz yansıma ve reverb problemine sebep olur. Bu yüzden gelen dalgayı değişik yönlere doğru kırıp yansıtacak bir yapıdaki malzeme ile odayı kaplamak gerekli olacaktır. Praktiker, Carrefour gibi hipermarketlerde piramit şekilli izolasyon malzemeleri bunun iş için yeterlidir. Zaten izolasyon malzemesi olarak yumurta kutusu kullanma hurafesini de bu malzemeye bakan uyanıklar ortaya atmıştır. Ne kadar difüzyon malzemesi kullanırsanız odanın boyutu o kadar büyümüş gibi duyulacaktır. Bu ileti schavelle tarafından 2/12/2004, 15:50 yeniden düzenlenmiştir. |
2/12/2004, 15:49
İleti
#7
|
|
![]() Above&beyond fanatiği ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 29/07/2003 Üye no : 67 |
Bu konuyu bende açmayı düşünüyordum bilen olmaz diye açmadım varmış.
Sormak istediğim şu şimdi benim oda validenin odasıyla yan yana duruyor odanın validenin odasına bakan kısmında büyük dolap ve arkasında boşluk var ve bu dolabın hemen yanında odanın kapısı bulunuyor buna ek olarak dolabın sol tarafında balkon kısmına çıkış var (cam bölmeli kapı). Sırf bitişik duvar üzerine ses yalıtımı yapılırsa sonuç ne olur? Dolabın arka kısmına ince bir malzeme ile yalıtım yapılabilir mi? (Dolap ile duvar arası söylemek istediğim yer ve aralık dar elin zor gireceği kadar boşluk bulunmakta) Ev için geçiçi ses yalıtımını sağlayabilecek bir sistem kullanılabilir mi? Bu ileti DaNte tarafından 2/12/2004, 15:50 yeniden düzenlenmiştir. |
2/12/2004, 15:57
İleti
#8
|
|
![]() TR-ancer ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 15/08/2003 Üye no : 204 |
@Dante
Benim kastettiğim hava boşluğu, tamamen hava geçirmeyen 2 katman arasındaki hava boşluğu gibi bir yapı. Dolayısı ile odadaki dolap pek bir işe yaramaz. Eğer hem senin odanın duvarına, hem de karşı odanın sana bakan duvarına izolasyon malzemesi koyarsan bir nebze de olsa izolasyon yapabilirsin ancak: 1. Her türlü pencere ve kapı bu izolasyonu sabote edecektir. Özellikle de 2 odanın baktığı ortak kapı veya pencer varsa bunu da izole etmen gerekir. 2. Ses kaynağı, yani kolonlar, karşı odaya değil ters yöne doğru bakmalıdır. Üstelik en az ses ile en yüksek performansı alabilmek için kolonlar senin kulaklarına (veya kulağının biraz altına) bakmalıdır. Yani odadaki oturma düzenini değiştirmen gerekecek. Yüzünü öteki odaya vermelisin. 3. Baslar rahatlıkla karşı odaya geçeceğinden kendi odanda köşe ve kenarları kapatman gerekecektir. Yer ve tavan da dahil... 4.Kendi sırtına bakan duvarı, yani öteki odaya bakan duvar değil onun ters yönüne bakanı difüze edersen direk yansıma ile öteki odaya geçebilecek dalgalarla mücadele etmiş olursun. Tabi bütün bu yöntemler çok cüzi bir iyileştirme getirecektir. Bu ileti schavelle tarafından 2/12/2004, 18:53 yeniden düzenlenmiştir. |
2/12/2004, 16:02
İleti
#9
|
|
![]() TR-ancer ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Katılım : 15/08/2003 Üye no : 204 |
Gerçek bir iyileştirme için o duvarı komple izole et (izolasyon malzemesi ile).
Arkasından 7-10 cmlik bir hava boşluğu bırakıp arasında cam yünü olan bir çerçeve ile duvardan duvara kapat. Oda 20 cm kadar küçülür ama daha çok ses açabilirsin. Tabi tek bir pencere veya kapıdan çıkacak ses tüm bu çalışmayı sabote eder... |
10/12/2004, 15:32
İleti
#10
|
|
![]() Süper Moderatör Katılım : 17/08/2003 Üye no : 215 |
bu ses olayında mümkün olduğu kadar odanın duvarlarını dolu tutmak gerektiğini biliyorum yani çok profesyonel bi yöntem değil tabi ki de ama imkanlar dahilinde yapılabilecek en kolay şey.oda ne kadar dolu olursa ses de o kadar tok çıkar boş bir odada sesin nasıl yankı yaptığını herkez bilir.tavana asılan bir avizenin bile sesin duvarlar arasında gidip gelmesini önlemekteki ufak etkisine kendim şahidim. yöntem sesi oda içersinde tutmaya ,dışarı gitmesini engellemeye falan pek yaramıyor ama en azından sesin dümdüz olan duvarlara çarpa çarpa kulağa eksik ya da fazla bi şekilde dönmesini büyük ölçüde önleyebiliyor. kalın kumaşlar battaniyeler ,eski halılar falan baya işe yarar bu konuda. etkisi hissedilebiliyor. sesin duvarlar dışına gitmesini engellemek ayrı bir konu. schavelle in dediği gibi oda içine oda kurmak gerekiyor onun için.
|
![]() ![]() |
Benzer Konular
| Konu Başlığı | Yanıtlar | Konuyu Başlatan | Okunma | Son Faaliyet | |||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
![]() |
378 | musiquality | 35397 | 5/12/2008, 4:04 Son İleti: Yücel |
|||
![]() |
100 | jiX | 7771 | 5/01/2009, 0:40 Son İleti: DJ_MUSTİ_TRANCE |
|||
![]() |
165 | g0kh4n | 4120 | 9/04/2008, 17:39 Son İleti: deeper34 |
|||
![]() |
24 | jonas | 1258 | 11/09/2006, 18:02 Son İleti: Beyhan Kılıç |
|||
| Basit Görünüm | Tarih: 8/01/2009, 4:50 |