IPB

Hoşgeldiniz Ziyaretçi ( Üye Girişi | Üye Olmak İçin Tıklayın )


30 Sayfa V   1 2 3 > »   
Reply to this topicStart new topic
> 80'lerde 90'larda çocuk olmak !!!, susam sokağı ,bilyalı, he-man, yakar top
hardstyleismysty...
mesaj 29/04/2006, 21:20
İleti #1


TR-ancer
*****



Katılım : 9/03/2006
Üye no : 6080



Access to 32 Countries and 54 locations, PPTP, L2TP, SSTP, OpenVPN Supported, openvpn service EarthVPNEvet sizde çocukluğunuzdan aklınızda kalan şeyleri yazın herşey olabilir açılışı ben yapiim
bi alışveriş bi fiş
bir kalem bir pergel bir de çikolata alacağım ERooooLLLLLL
ninja turtles , voltron
cumartesi gecesi onikiden sonra tuttu furutti izlemek. blushing.gif
İlk özel kanal magic box (ben yazılduğı gibi okurdum nie mecik diolarsa) laugh.gif
"bir bilmecem var çocuklar" reklam cıngılını ezbere bilmek.
street fighterda tek jetonla oyun kapatmak , oryu çekmek taktak yapmak naci çekmek gibi garip terimlerin kullanıldığı bir atari lisanı kullanmak bi perfect çekmek mesela... wub.gif
Bilyalı yapmak karda poşetle kaymak off offff clap[1].gif bow[1].gif
tabi bi de maykıl nayt var kara şimşek hayatta kaçırmazdım wooouuww wooouuwww

Bu ileti hardstyleismystyle tarafından 29/04/2006, 23:06 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
thecool
mesaj 29/04/2006, 23:06
İleti #2


Aktif Üye
***



Katılım : 10/07/2005
Üye no : 3547



eheh harbi ya cocuklugumda ne aduket ne aryu lar cektim ben tek jetonla yanıma giren herkesi yeniyodum falla tongue.gif bide king of figther oynuyodum ondada kimse yenemezdi beni smile.gif

Bu ileti thecool tarafından 29/04/2006, 23:07 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
HuRRiCaNe
mesaj 29/04/2006, 23:25
İleti #3


TR-ancer
*****



Katılım : 5/11/2004
Üye no : 1967



Sanal bebekler vardı .. Sanki gerçekmiş gibi büyütüp,öldüğü zaman üzülen tipler vardı..Sonra benimkisi şu kilo,benim sanal bebeğim seninkini döver geyikleri vardı..

1 Kelime 1 İşlem diye bi yarışma vardı..2 hatta 3 yaklaşığa bile puan veriorlardı smile.gif

Ondan sonracığıma neydüğü belirsiz meybuzlar vardı..Dansa davet diye aptal bi oyun vardı..Ediyle büdü vardı..Parlement gece kuşağı vardı..Tsubasa vardı bi karşı atak 2 günde filan gerçekleşiodu tongue.gif

Bilmem kaç kupona Meydan Lauresse,Ana Britannica veren gazeteler vardı..Aralarında acaip bi rekabet vardı..59 değil,49 Değil diye başlayan reklamları vardı..

Tetrisler vardı..Legolar vardı..Nintendolar vardı..Tasolar,bilyeler,gazoz kapakları....

Aklıma geldikçe yazarım smile.gif
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
thecool
mesaj 29/04/2006, 23:27
İleti #4


Aktif Üye
***



Katılım : 10/07/2005
Üye no : 3547



Futbolcu kartlari vardi bide ehehe tongue.gif
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
fortyfive
mesaj 29/04/2006, 23:39
İleti #5


xprmntl
*****



Katılım : 27/10/2005
Üye no : 4471



QUOTE
..Ediyle büdü vardı

off süperlerdi.. hala aklımda olan hikayeler var... arada gösterilen türklerde güzeldi bi amcam bütün bölüm kafasındaki gözlükleri aramıştı.. kutudan çıkan kuklalar da cabası biggrin.gif



dialoglar vardı o senelerde çok güzel
- tut-masaydım düşüyodu...
- zın erenköy
aklıma gelen iki tanesi biggrin.gif

Bu ileti fortyfive tarafından 29/04/2006, 23:47 yeniden düzenlenmiştir.
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
imperio
mesaj 29/04/2006, 23:57
İleti #6


TR-ance.com Kurucu Administrator
Grup Simge



Katılım : 21/07/2003
Üye no : 2



80'li yıllar konusundan iki alıntı smile.gif

QUOTE
80'li yıllarda çocuk olmak...



1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş, Kenan Evren´i, Erdal İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak, Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak kadar şanslı olmak demek.

Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek.
İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım" demek.
Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak size geri dönmesi demek

Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.

Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb. dinliyor olmak...
Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak demek...
Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek

Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.

Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış Manço ile büyümek demek.

İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
Acidçi misin metalci mi demek...

Moruk demek,
Herild yani demek,
Hey corc versene borc demek, olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek,
geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...

Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda almış
demektir.

edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp
en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.

Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
denince Kenan Evren'i hatırlamak demek

Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
birileri vardır" diyebilmek demek

Eti kemik geçiyor demek;

Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,

Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak ve siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9 voltluk pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak,

Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen
susturmak,
23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5 dakikada aşık olmak
demek

Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek,
hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek
ilacı arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.

Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek

Tipe bak demek,

Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
sayıldığı,
Havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş
bir hayat demek...
Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.

Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek

Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
düğmelere basmak zorunda olmak demek

Şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua
etmek.
Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.

Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla kolayı
karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.

Çavuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o
görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.

Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu
çorapların havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki ıslak bez olan mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi, leblebi tozu
çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak bileğine takılarak
çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker
toplamak,
müsaitseniz annemler size gelecek demek.

TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
kalkıp, marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra çıkan tiz "biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek.

Zerrin Özer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek.
Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.

Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..
Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..
PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama
anlamamak demek.
Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.
Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.

Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride
- her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans
eden abi ve ablalara bakıp özenmek demek

Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
"Zeki Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,

Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü
basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

"Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere modern
cami inşa etme furyasına anlam verememek, batman ve Şirnak´ın henüz il olmadığı günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan yapısına anlam
veremeyip,
"acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu" kaygısıyla aynaya bakmak
demek...

breyk breyk arkadaş arıyorum demek
Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek
ho ho ho hoover demek
Zeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek

İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak okul
sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi
programında
kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün sorunları ve
yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili verilen faydalı
bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini büyük bir ilgi ile
izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar ziraat bilgisine
sahip
olmak demek sinemalarda the Lord of the rings, Harry Potter vs. izlemek
yerine Jules Verne romanları okumakla geçirilen bir çocukluk demek

Aldım çantamı kolumaaa,
çıktım Dallas yoluna,
ben Babi´yi beklerken
Ceyar girdi koluma
şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.

Kimler geliyo kimler?
sana ne, sana ne?
Ama bunu söylemenize gerek yok ki,
ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri barındıran
Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de
çikolata alacağım.
Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim
size buraya !
fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,
hadi hep birlikte, hep birlikte,
biz biz olalım
yemeklerden önceeee,
lavaboya koşalım,
hafta da bir kere tırnakları keselim,
fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil
olmak

İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya
çalışmak

Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri
kiralamak demek

Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
ikisinden de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek

Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
çivisinin çıkışını görerek büyümek demek

Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç"
denildiğini bilmek demek

Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı
bağlayan bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırıp anteni ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını görüntülemek adına ..
oldu oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması demek.
Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa ..
Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film
izlemek için az debelenmemiş olmak demek...
Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...

TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana
getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek
demek,

Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek.......



QUOTE
Mahalle Maçlarının Değişmez Kuralları



ATAN ALIR SPOR:
Mahalle maçları genellikle caddelerde yahut bahçelerde yapıldığı için topun
kaçma olasılığı olan çok yer vardır. Top bir yere kaçtığında topu kaçıran
takımın karşısındaki takım hemen,
"Atan alır spor." der.
Top onların sahasında auta çıkmış olduğu halde karşı takım topu almak
zorunda kalır.

ELİN AVANTAJI OLMAZ:
Takımlardan biri ataktadır. Defans oyuncusu topu elle keser fakat pozisyon
devam eder ve gol olur. Golü yiyen takım el var diye mızırdar. Karşı takım,
"Avantaj olm." der.
Hemen akabinde kaleci
"Ulan elin avantajı olmaz." diye haykırır.
Bir yere varılamaz. Kısır döngüdür.

ADAMIN GOL DİYOR:
Gol atılır fakat yiyen takım saymaz. Hep bir ağızdan "Direk ulan." diye
anırmaktadırlar. Fakat içlerinden biri, "Gol abi." der. Karşı takımdan bunu
duyan biri direk atlar ve,
"Ulan adamın gol diyor." diye serzenişte bulunur.
Gol sayılır, adam dövülür.

ABANMA YOK:
Genelde küçük çocuklar arasında yaygındır. Kaleciler abanma yok derler.
Aralarından yaşça büyük olanı "Lan karı mısınız." dese de abanma olmaz.

GÖNÜL ALMA:
Büyüklerle küçüklerin ortak oynadığı maçta büyüklerden biri gaza gelip küçük
bir çocuğa sert girince direk penaltı olur. Nerede olursa olsun. Küçük çocuk
sevilen bi simadır ve faulü yapan abidir. Penaltı kullanılır, genelde gol
olmaz çünkü kalede bir ayı vardır ve penaltıyı atan küçük çocuktur.

KALECİ DEĞİŞTİN 2 PENALTI:
Herhangi bir penaltı pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili silahlarından
biri gecmek ister çünkü o her mevkide iyidir.Buna karşılık karşı takıma
teselli olarak ekstra bir penaltı verilir. 1+1=2.

3 KERE SEKTİRME:
Kaleci degaj kullanırken eğer yanında bir rakip forvet varsa topu 3 kere
sektirir ve,
"Açılsana ulan üç kere sektirdim iste." der,
rakip açılır. Ne keyiflerdi bunlar be. Bak gözlerim dolu dolu oldu.

1'E 1 ATIŞ:
Çift penaltı sisteminde eğer birinci penaltı kaçarsa ikinci şans vardır ama
gol olursa ikinci şans kullanılamaz. Bunun mantığını hala çözebilmiş
değilim.

SAĞLIK ÖNLEMLERİ :
Bazen top insanin pek münasip olmayan bi tarafına gelir, herkesin reaksiyonu
aynidir:
"işe işe!."
Uygun araziye çiş edildikten sonra maça devam edilir.
Mahalle maçlarında her zaman saçı ince telli ve uzun olan kişiler vardır.
Bunlar geriden topu alip butun gucleriyle ileri kosarken kafalarini ileri
dogru atarlar. Amac gol atmak ya da rakibi çalimlamak degil, saclarin
ruzgarda ahenkle dans etmesini saglamaktir. Bu kisiler buyuyunce Ümit Davala
gibi olurlar.

TOP KURTARMA OPERASYONU:
Top zirt pirt araba altina kacar. Boyle durumlarda, sahadaki en celimsiz ve
en hop-zip kisi, en iri iri kisi tarafindan topu almaya gonderilir. Arabanin
altina kacan toplar tam ortasinda durur bazen, kimse yetisemez oraya. Bu
sefer tas atma ve sopayla itekleme fasli baslar. Arabanin egzosuna vurulan
birkac darbeden sonra top yuvarlana yuvarlana cikar bir taraftan; artik
kosarak maca geri donme zamanidir.

AT BAKIIM AABININ KILLI GOGSUNE...
Ya ne iirenc bisiiydi bu. Sen takimini kurmussun, pasa pasa macini
yapiyosun. Muhtemelen yasca ve boyutca senden buyuk olan eleman damlar, bu
gereksiz cumleyi sarfederek maca dahil olur, tadimizi tuzumuzu kacirir.

GOL DIIL OLM BEL USTU :
Minyatur kale maclarda elle tutulmasina engel olunmak icin getirilmis bir
cozumdur ancak bel ustu gibi kisiden kisiye degisen ve ispati zor bir kriter
getirdigi icin nice kavgalarin cikmasina, nice baslarin yarilmasina sebep
olmustur.

Iyi guzel de butun bu kavramlar kitabi olmadan, televizyon olmadan nasil
herkes tarafindan bilinebiliyo? Ben diyorum ki gizli bi orgut var, her
mahalleye bi adam gonderiyo bilmem kimin amcaoglu olarak bilmem kim de
orgutten. Sonra mesela hem gol hem penalti olunca agizlara kolayca
yerlesecek "giren gole penalti olmaz" cumlesini soyluyo, pozisyon geciyo,
cocuk evine donuyo ama ifade baki.

Oynayacak kisi sayisinin tek olmasi ve kimsenin oyundan cikarilarak kalbinin
kirilmak istenmemesi durumu sozkonusu olur sikca. bu durumda futbol kariyeri
en berbat durumda olan fasulyeden tabiri ile adlandirilarak birinci devre bi
takimdan ikinci devre bi takimdan oynatilarak ufacik yureklere ve beyinlere
adaleti yerine getirmis olma duygusu zerk edilir. Aksam herkes eve gidip
yattiginda da hep o gunku maci, varsa attigi golleri, kacirdiklarini, bir
sonraki maclarda yapmayi planladigi hareketleri hayallenerek uykuya dalar.
Bu planlanan ama becerilemeyen hareketlere girmiyorum. ben mahalle maci
kurallarinin nasil bilindigi sorusuna ise kalitsal diyorum.

Bazen kucukler kendi aralarinda oynarken eli torbali bi is donusu adami maca
dalip topu kucuklerin ayagindan alir ve aptal aptal seyler yapmaya baslar.
Eger adam yetenekliyse bi iki numara yapip cocuklarin aklini alir. En
konunda topa hizlica vurur. Cocuklar topu yakalayamaz ve top uzaga gider.
Eli torbali is donusu adami yaptigi ufak hareketten mutlu bir halde evinin
yolunu tutarken cocuklarin "hay ........., top ta .............. gitti, kim
alcek lan topu?" dedikleri duyulur.

ELDEN GOL OLMAZ :
Pasa pasa oynuyoruzdur, adamin tekinin eline carpar top, biz dikeriz topu,
hemen bi mahalle maci oyun kurallari uzmani portler oradan bi yerden ve der
ki, "Elden gol olmaz"! Ulan niye olmasin hasta misin sen? El karari
verilmisse, bunun sonucu frikiktir. Herkes de kabullenmistir elden gol
olmayacagini, hatta baraj bile kurulmazdi bazen. Ben de buyuyunce ogrendim
elden direk kaleye cekilip gol atilabilecegini. Ogrendim de ne oldu, o
caanim frikikler geri mi geldi?

UC ADIM ACILMAK:
"uc adim acilmak" denen olayi atlamak senelerini betonda top oynayarak,
dizinde o cok derin olmayan ama surekli yanan yaralarla dekore eden bicok
mahalle topcusunu uzecektir. Top frikik noktasina dikilir ve rakip barajin
ustune dogru adeta 'onnar orda diilmiscesine yurunur'. Kocaman uc adim
atilir ve baraj gogusle itmek suretiyle uzaklastirilir. Adimlarin
buyuklugunden sikayet edenler iki kere "o-ha" der.

TEKNIK VURMAK:
Penalti vuruslarinda en bickin forvet oyuncusu sahne alacagindan kalecinin
gozu korkar. Hemen ici rahatlatilir: "korkma olm, teknik vurcam".

KALECI DUZENI:
Mahalle maclarinda rastlanan pekcok tatsiz durumdan sadece biridir
kalecisizlik. Herkes kendisini ispatlamak ve golleri yagmur edip yagdirmak
İstediginden kimse kaleye gecmeyecektir. Adil duzen ilk "kalede son" diye
bagirani kayirmaktadir. Hemen arkasindan gelen "son bir", "son iki".. gibi
cigliklarin sonunda artik son kac oldugunun bir onemi kalmayan agir kanli
arkadas kaleye gecer. Kaleci gerek iki golde bir, gerekse dakka ayriyla
eldivenleri bir sonraki arkadasina teslim edebilir. Nizam boyle emreder.

Arkadasin biri iyi orta gol getirir diye bagirir o da iyi bi orta yapmaya
calisir ve ortasini yaptiktan sonra duser. Arkadasin dizi kaniyodur ama
farkinda değildir birisi ordan "olm dizin kaniyo" der ve olan olmustur dizi
kaniyan cocuk aglamaya baslar.

ee bide her zaman bağırılarak söylenen sözler vardır;
- Avut be oglum avut
- Kasti faul yapma lann
- direk abi direk
- valla gol diil
- Abi siz cok guclu oldunuz ya -
Mithat'i bize verin, Mete'yi siz alin
- Ahh bacagim
- annem anneeem
- Top benim oolum istedigimi oynatirim
- Beste devre onda biter
- Santra yapin lan santraaa
- Sahsi oynama oglum pas ver
- Abanma beee
- Yuhhh o da kacar mi
- Hakeme gozluuuk
- Ortani goriyim
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
Out of Control
mesaj 30/04/2006, 0:15
İleti #7


.................
*****



Katılım : 4/05/2005
Üye no : 3069



simit oyunu vardi okulda oynardik nefesi yetmeyene pata küte dalardik banana.gif amaaaaann cok güldüm simdi slap.gif ahhh ah ne günlerdi drunk[1].gif
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
3l23N
mesaj 30/04/2006, 0:25
İleti #8


Kıdemli Üye
****



Katılım : 12/07/2004
Üye no : 1505



uzun eşşek va saklambacıda unutmayalım....mısketde oynardık..ehuhahha....tongue.gif
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
paulvanvooren
mesaj 30/04/2006, 0:39
İleti #9


Üye
**



Katılım : 22/04/2006
Üye no : 6684



QUOTE
Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,


Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri olmaktan sıyrıldık ama bilgisayarla yatıp kalkan kazık kadar adam olmaktan kurtulamadık ve bu dönemin ilk üyesi yine biziz. laugh.gif

Bu arada Lambada şarkısının klibinde oynayan sarışın çıtıra aşıktım küçükken, hayallerimde onunla lambada yapıyordum. Daha fazlasını hayal edemiyordum çünkü daha aklım ermiyordu öyle şeylere blushing.gif

8 yaşımdayken, çocuk-yaşlı... millet küçük emrahı dinlerken ben acid müzik dinliyordum.

Amiga'mda ProTracker ile müzikler yapıp arkadaşlarıma dinletmek, ayrı bir zevkti.

Futbol maçlarında rakibimizin, direk yerine koyduğumuz taşın üzerinden geçen top için "gol" ısrarı yapması üzerine, "tamam lan! size hamam parası olsun" muhabbeti yapmak.

Abimle yaptığım Sensible Soccer turnuvaları ve kırılan joystickler. (ve kırılan kafalar.. yenilince mızmız bir çocuk olduğumdan abime girişiyordum da.. tabi kafama yediğim yumruklarla aklım başıma geliyordu).

Pazar günleri "Bizimkiler" dizisini izlemek.


Say say bitmez bu liste.... thumbsup.gif
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post
Flesh
mesaj 30/04/2006, 0:46
İleti #10


back on track
*****



Katılım : 14/09/2005
Üye no : 4096



atari vardı onun kasetleri vardı, kasetleri takas eden yerler vardı.

ne oyunlar vardı onda biggrin.gif her evde vardı bi tane. ama kollardan biri mutlaka arızalı veya yalama olurdu hep hiç biri sağlam çalışmazdı. 9999 in 1 veya 5555 oyunlu kasetler, toplasan 15 tane oyun ederdi içindekiler. kaset çalışmazdı, hemen çıkarılıp altına üflenirdi ve tekrar takılırdı smile.gif
Go to the top of the page
PM  
+Quote Post

30 Sayfa V   1 2 3 > » 
Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir)
0 üye:

 

Collapse

> Benzer Konular

    Konu Başlığı Yanıtlar Konuyu Başlatan Okunma Son Faaliyet
No new   44 SiLeNCe 8235 26/04/2011, 16:06
Son İleti: AykutT
No New Posts   8 Travma 2987 10/10/2008, 6:20
Son İleti: kingan
No new   53 sealand 3555 13/09/2008, 19:03
Son İleti: Innersad
No new   33 Thasaad 3637 10/12/2008, 4:24
Son İleti: ROUSH
No New Posts 0 Fatali Promo 601 24/03/2009, 19:32
Son İleti: Fatali Promo
No New Posts   3 gokhantaylan56 675 27/01/2012, 2:26
Son İleti: gokhantaylan56
No New Posts   15 sinan.k 1276 9/06/2012, 18:59
Son İleti: hypnoz
No New Posts   0 HayleN 509 24/02/2014, 14:48
Son İleti: HayleN
No New Posts 0 tiestokulis 842 23/09/2014, 5:28
Son İleti: tiestokulis




Kelime Bulutu:

Tarih: 9/12/2019, 5:44